Sana bu dizeleri sırat köprüsünün gişesinde yazıyorum sevgilim, ki sen benim helalimsin dünya ahiret. Neden buradayım biliyormusun: Yanacaklar listesinden adını silme karşılığında bir zebaniye rüşver verirken yakalandım. Kim demiş kefenin cebi yok diye…
Ama cehennemden beter dünya sürgününe gönderildim ceza olarak. Başka açıklaması olamazdı zaten içimde ki piç embriyonun. Çok evi yaktım içindekiler ile, çok kalbi [...]
… ve o bana bakıyordu.
Elimde sönmek üzere olan sigaramın dumanından yaşaran gözlerimi araladığımda fark ettim ne kadar iğrenç bir odam olduğunu. Geceleri her döndüğümde gıcırdayan yatağın yayları vidalarla sevişiyor olmalı. Devrik içki şişeleri arasında küçük yürüyüş sadece 5 adım. Kıç kadar 5 adımlık bir oda, 5 adımlık bir dünya. Yanımda yarı çıplak bir kadın. Gezegenleri [...]
Her başlangıç sona giden ilk adımdır aslında. Doğumdur yani insanı ölüme götüren, eğer doğmazsan ölmezsin de… Ölü doğan tek şey ruhumdu benim oda kim bilir şimdi hangi gözyaşının altında inliyor bilmiyorum. Diş ağrısı gibi bendesin, ne söküp atabiliyorum, nede dayanabiliyorum. Yardım beklediğim tanrılar ile danışıklı dövüşüm bitmek üzere, kaşlarım ve hayatım açılmış kanıyor. Tutmuyor dikişler. [...]
Gram acıyorsa namerdim!
Tek korkum sensizlik ve çığlıklarla gelen sessizliktir sadece. Biri ölümü hatırlatıyor bana, diğeri zaten ölümün ta kendisi! Arsız bir melankoli bağımlısıyım ben. Bundandır en olmadık aşklara balıklama atlayışım. Aşk bir denizdi kirli ve bir o kadar bulanık, bırak ıslanmayı çorak karalarda boğulmuşum kime ne bundan? Tanrı bile önemsemez düşenleri çünkü acizdir düşenler. Biliyormusun [...]
Kimim ki
Tarafını bilmediğim bir savaşın muharip gazisiyim ben. Öl ya da öldür kimin umurunda? Hangi komutan emredebilirdi ki zaten ölümü öldürmemi? Hangi savaşa savaş ilan etmeliyiz durmak için? Kaç kurşun daha sıkılmalı düşmanlığın bağrına? Hangi hainliğe pusu kurulmalı, hangi inatlaşmaya yaylım ateşi açılmalı acımasızca? Üstüme bulaşan çamurdan, bağrını deştiğim cesetlerden farkım var mı artık? Kaç [...]