Sana bu dizeleri sırat köprüsünün gişesinde yazıyorum sevgilim, ki sen benim helalimsin dünya ahiret. Neden buradayım biliyormusun: Yanacaklar listesinden adını silme karşılığında bir zebaniye rüşver verirken yakalandım. Kim demiş kefenin cebi yok diye…
Ama cehennemden beter dünya sürgününe gönderildim ceza olarak. Başka açıklaması olamazdı zaten içimde ki piç embriyonun. Çok evi yaktım içindekiler ile, çok kalbi kırıp dağıttım hiç umursamadan, çok seveni ayırdım Erol Taşvarî kahkahalarımla. Vicdanımı ezerek yapılan bu eziyet bitmeliydi, ben bitmeliyidim. Adımı duyanlar ”Bir zamanlar burada bir deli vardı” demeliydiler. Hatta Tanrı yarattıklarının demirbaş listesinden çıkarmalıydı adımı. Beni o kadar çok seven İblis, evlat acısı içinde kahrolmalıydı.
Bi seferde ölecek cesaretim yok, zaten hiç olmadı da. Şakaklarımı okşayan namlunun soğuk olduğunu hissettiğim akşam; bir kere ölüp bir kere ağlatacağıma beni sevdiğini sandıklarımı, aldığım her nefeste ölüp gözpınarlarını kurutmaya, sevmeyenlerimi halime gülmekten öldürmeye karar verdim. Önce beynimi, sonra ruhumu ve en son bedenimi öldürecektim, yavaş yavaş her soluğumda oksijen atomunu karbondioksitle takas ettiğimde. Tarihin şahit olduğu en uzun ve en dayanılmaz intiharıydı bu. Korkum yok, kombinem cebimde. Bizim çocuklar cehennemin orta yerinde üçlü çekmeye başlamışlar bile…
Bir şansın daha var dedi dilsiz bir melek ve bıraktı. Kostum, etrafımda ki çürümüş ve yalvaran cesetlere çarparak çılgınca koştum. Bu ucuz Amerikan filmi, gişesi tıkalı ve eli maşalı görevlilerce korunan ince köprüde bitemezdi. Son çığlığımı attım kalan takâtimle;
YAKLAŞMAYIN ATLARIM!!!
Tamamen amatör edebiyat gönüllülerinden meydana gelen "Depresif Kalem" sitemizdeki tüm yazılar, bu işin mutfağında emek veren arkadaşlar tarafından yazılmaktadır.
Oca 22, 2011 at 14:32:51
çoook güzeldi