… ve o bana bakıyordu.
Elimde sönmek üzere olan sigaramın dumanından yaşaran gözlerimi araladığımda fark ettim ne kadar iğrenç bir odam olduğunu. Geceleri her döndüğümde gıcırdayan yatağın yayları vidalarla sevişiyor olmalı. Devrik içki şişeleri arasında küçük yürüyüş sadece 5 adım. Kıç kadar 5 adımlık bir oda, 5 adımlık bir dünya. Yanımda yarı çıplak bir kadın. Gezegenleri [...]
Bir tutam sevmek,
Acı vereceğini düşünmeden ve hatta birgün kanından atmak için tedavi göreceğin uyuşturucu; Aşk. Başın döner biraz ve susuzluk yapar sevmek. Bundandır karşısında yutkunmaların. Yarım kilo kadar beyninin oynunda figüransın sadece. Alt bilincin emreder Seveceksin ve emir demire diş bilerken dilin belli harfleri zikrediyor olacak.
Korku ve hazımsızlık,
Çocukken şekerin alındı mı elinden? Eğer bir kez bile ayrı [...]
Sebep denen karın ağrısına yenik düşüp ayrı kaldı bedenlerimiz, aynı gezegeni paylaşamayan kaprisli dünyalılar gibi ayrıldık belki ama aynı galaksinin eşeyli üreyenleriyiz. Ayrı kaldık mendil kadar ülkede ki şehirlerde. Sen başardın bunu, takdir ettim seni. Hatta ll. Sınıf bir barda kendine ısmarladığın içkiyle ve tek başına yaptığın partide kutla…
Oysa nede güzeldi Sen’li hayat. Bitmeyen elma [...]
Duruyorum… Susuyorum… Hiç olmadığı kadar sessiz ve hiç olmadığı kadar aciz hissediyorum kendimi… Kolumu kaldıracak, derin derin bakacak ve geçmişi gözlerimin önüne getirerek tebessüm edecek halim yok… Oysa ki diye başlayan cümleler canımı acıtıyor, kalbime batıyor. Oysa ki ne güzel anlaşırdık seninle, ne de güzel bakardın, espiriler yapıp ben gülmeyince üzerine basa basa gülerdin, saf [...]
Lise’de ki ll. yılımdı. Çömezlikten terfi etmiş çaylak olmuştuk artık. Hocalara karşı sebebini hâlâ bulamadığım bir küstahlık ile ”yine biz” gibilerinden sözler söyler ve okulu kırıp, mezarlık yolu kenarında en mahrem yerlerimize sakladığımız paketlerden çıkardığımız sigaralarımızı öksüre öksüre içerdik. Her teneffüs zilinden sonra kendimizi; sırtını spor salonun duvarına vermiş olan banka atar ve Tanrı’nın İsrafil’e [...]
Yakışmamış son elbisen, büyük sanki iki beden…
www.tahribat.com sitesinde yazılarımı paylaştığım sırada tanıştığımız, zehir gibi matematiksel zekası ile beni kendine hayran bırakan Musket nickli Furkan Küçükoğlu 19 Mayıs 2010 günü vefat etmiştir. Kendisine Tanrıdan rahmet; Başta ailesi olmak üzere tahribat.com üyelerine ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyorum.
Böyle hayal etmemiştik be Furkan, böyle bitmeyecekti, bitmemeliydi…
Ağlamayı unutan gözlerimden dökülen,
Nafile gözyaşları bunlar.
Çok gerilerde kalmak değil ki sebebim
Arkama her yaslandığımda önümde beliren anılar…
İzmiri sever gibi,
Körfez’de boyozun yanına çay içer gibi sevmiştim
Kordon’da imbatı seyreder gibi,
Midye dolmanın yanına bira yudumlar gibi
Tarifsizdi hissettiklerim
Bir süreliğine dinmişti o karabasanlar,
Geceleri çığlıklarını duyduğum küçük kızla barışmış,
Ruhumu işgale yeltenen o,
Tek dişi kalmış canavarla da savaşmıştım…
Sıcak kasıp kavururken toprağı,
Ben gönlüne aşk [...]
26 yıldır adını koyamadığım için kendisine PİÇ dediğim ve gerçekten de nesebi belli olmayan ama buna rağmen büyük bir sadakat ile bana bağlı olan, kötü günümde sırtımı sıvazlamış; iyi günümde benimle karşılıklı Ankara Çiftetellisi oynamış olan…
Beynimi tırmalayan iç sesin dışarda ki sülieti hatta bizzat kendisi olan; İçimde ki Çocuk dün gece yapılan tüm müdehalelere rağmen [...]
Söylesene can, sen hiç sevgili nedir bilir misin? Dünyanın en kolay bağımlılık yapan uyuşturucusunun, aşkın tadını biliyor musun? Onu gördüğünde hiç üstüne yıldırım düştü mü? Dilin tutulup kilitlendi mi karşısında? Sadece elini tutmanın sevişmekten fazla haz verdiğini fark ettin mi ya da gözlerine dalıp uyuyakaldın mı hiç dizlerinde? Bildiğin en güzel söz onun ismi, en [...]
Küçüktüm. Adile Naşit’in masalları ile uyuyup Barış Manço’nun Adam Olacak Çocuk programlarını izlemek için erkenden uyandığım, masumiyetimin 100 üzerinden yıldızlı PEKİYİ aldığı zaman dillime denk geliyordu takvim yapraklarının soldan sağa okunuşları… Bakkal amcadan ev sayamayacağım kadar çok adımdı. Zaten 3′e kadar sayabiliyordum. Allah’ın hakkı 3tü fazlasına da gerek yoktu. Ne olduğumun da bir önemi yoktu [...]