banner Tamamen amatör edebiyat gönüllülerinden meydana gelen "Depresif Kalem" sitemizdeki tüm yazılar, bu işin mutfağında emek veren arkadaşlar tarafından yazılmaktadır.

Hiç bir maddi kaygı taşımayan sitemizin tek beklentisi daha fazla kişiye kaleminden düşenleri ulaştırabilmektir..
>>
Eyl
08

Yitenin Hikayesi

Yazar: HannibALgan-Admin | Kategori Yitenin Hikayesi

Bu Gidenin Değil, Yitenin Hikayesidir

Sadece hayaller kurdum, biraz sen ekledim üstüne. Fırından yeni çıkmış kek kadar güzel koktu aşk. Umutlarla süsledim hayatı. Biraz huzur ve eskiciden alınmış mutluluk temennileri kadar masalımsı beklentiler. Bu bizim hayallerimizdi, bu bizdik. Güneşin yeryüzü ile seviştiği dakikalarda göz göze uyanma fantezileri kurduk. Sen uyandın ama bilmiyordun bütün gece seni seyrettiğimi. Sırf o huşu bozulmasın diye tebessümlerimi bile sakladığımı. Ayın ışıkları vurdu yüzüne ve utandı ay, saklandığı perdenin arkasından süzülen kırıntılar saçlarına düştüğünde kollarımda beliren melek olduğun o kadar belli oluyordu ki.

Bunları neden mi anlatıyorum. Çünkü özlüyorum.

İnsanlar geceleri özler. Çünkü yalnızlık karanlıkla beraber çöker insana. Önce hava sonra içi kararır insanın. Geceyi mumla aydınlatan Âdem içini yarla söndürür sevgili, unutma! Ve sen yokken ben Ay’ın görünmeyen yüzü kadar bilinmezim. Her şey sevdalıdır. Dünya güneşe, su ateşe, Ay’da suya. Kovuşamamak ne demektir en iyi Ay bilir, yaklaştığında yarine; kabarır su, öfkelenir ve anlar sevgisinin karşılıksız olduğunu Ay. Suratı dökülür ve orta yerinden bölünür. En ulaşılmaz olanıdır onun aşkı.

Artık ne olduğumuzu bilmiyorum, sevdik mi, seviyor muyuz, ayrıldık mı? Hiç bir fikrim yok. Sadece düşünüyorum, anımsıyorum. Senli hayatın ne kadar unutulmaz olduğunu hatırlatıyorum kendime ve üzüldüğün her an için bir kez daha sövüyorum. Sahi böyle olmasaydı, yarım kalmasaydık ve cennetten kovulmasaydım eğer; Ay suya dokunabilir miydi?



Yorum Yaz