Hayat senin kadar güzel olabilseydi eğer, adı hayat olup kalmazdı. Filizlenirdi herşey senin gibi en baştan. Türkenmeler bende saklanırdı ve bulmaman için atardım bir yerlere. Bu kadar zor mu bilmiyorum. Ama görüyorum bizi tükettiğini. Bazen yanlış yerde ve zamanda kelepçelendiğimi anımsıyorum. Çünkü suçlu olan ben değildim. Ama bak eli kolu bağlı olan sadece benim. Kadere veya başkalarına suç atamam. Evet, ben yaptım. Seni canından bezdiren bendim. Mutlu olmadım. Akisne mutsuzluk kapladı evimizi. Hani sen çelik kapıları kırarcasına çekip gittin, ben üstüme kapattığın kapıların ardında kaldım ya; Üstüme kilitler vuruldu gittiğinde. Sen açacaktın ama olmadı işte!…
Yokluğunun şiddetine diş sıkarak karşı koymalarımdan, boş şişelere yazdığım mektuplarımdan vazgeçtim. Bir alıcısı olmayacaksa yazık edemem kelimelerime. Oysa göremediğin çok büyük bir gerçek var; sen bize yazık ettin. Gerisi koca bir hikaye!
Bir sabah yine sensiz uyanış seramonilerimi yaşadım. O gün farklı olacaktı. Buna inanmalıydım. Çünkü biliyordum inanmazsam önce kendimi öldüreceğimi. Mancınıkta ki İbrahim kadar inandım. Artık yakamayacaktı beni kor ateşler. Hiç bir Nemrud’a yer bırakmayacaktım hayatımda. Sürgünler beni bekliyordu. Kızgın kumlar üzerinde kırbaçlanan İbrani köleyi düşündüm. Onun mu yoksa benim mi daha dayanıklı olduğumu hayal ettim. Vaadedilmiş Sevdalar uğruna dayanmam gerekliydi, dayandım. Kırık bir ayna da gördüğüm yüz konuştu, ben dinledim. Demirci ocağında ki tavlanan demir gibi yandım, her sözü çekiç darbesiydi. Her kelime de yavaş yavaş ezildim. Yusuf gibi geri döneceğim günü düşündüm, 12 yıldızı ve tek ayı. Aslında herşey basit bir rüyaydı. Benim yaşadıklarım solmuş yeşil üzüm tanesinden ibaretti. Hepsi bu.
Şimdi herşey yeniden başlıyor. Sen tekrar Züleyha kadar sevebilir misin bilmem ama ben seni Yusuf gibi kuyuda, üstüme kilitlediğin kapının arkasında bekliyor olacağım…
Tamamen amatör edebiyat gönüllülerinden meydana gelen "Depresif Kalem" sitemizdeki tüm yazılar, bu işin mutfağında emek veren arkadaşlar tarafından yazılmaktadır.
Tem 1, 2011 at 20:15:52
bunlar gerçekten bir kadın için yazılıyorsa o kadının çok şanslı olduğunu düşünüyorum hatta hikayede adı geçen züleyha ben olmak isterdim yazan kim bilmiyorum ama çok derin bir adammış gerçkenten imrendim
Kas 22, 2011 at 19:43:32
abi süper yazmışsın be.
arkadanda neşet ertaş yalan dünya çalarken..
alıp götürüyo beni yazıların kitabınıda almayı düşünüyorum. bulabileceğim yayınevi varmıdır?