banner Tamamen amatör edebiyat gönüllülerinden meydana gelen "Depresif Kalem" sitemizdeki tüm yazılar, bu işin mutfağında emek veren arkadaşlar tarafından yazılmaktadır.

Hiç bir maddi kaygı taşımayan sitemizin tek beklentisi daha fazla kişiye kaleminden düşenleri ulaştırabilmektir..
>>
Oca
09

Kadavranın Gözyaşları-3

Yazar: HannibALgan-Admin | Kategori Kadavranın Gözyaşları

Yorulmadım acı çekmekten, ruhumda ki güneş batıyor yavaşça ve imbat zamanı artık. Görüyorum ağlıyorsun ardımdan. Söyle pişmanlık mı ağır geldi bedenine yoksa bağışıklık mı kazandık gözyaşlarına? Bilemiyorum bu nasıl bir yazgıdır. Sitemim sana değil Tanrım,  gücenme bana ama alnıma iyi iki söz yazarken mürekkebi mi bitti kaleminin? Hangi meleğin senelik iznine denk geldi benim melankolik mesailerim?

Kifayetsiz ve anlamsızlıklara mahkûm edilmiş cümlelerim var dilimin ucuna gömdüğüm ve kurmaya korkar olduğum. Her havaya kaldırdığım da boş çevrilen avuçlarım da tsunami yaratmak üzereyim gözyaşlarımla. Boş çevriliyor hayalperest dualarım. Anlamların anlamsızlığını formüle dökebilirim ya da gözleri ışığa hasret bir âmâya gökkuşağını tattırabilirim ama sol memesinin altında 380 gramlık et değil, kurşundan sert çakıl taşıyan insanların kalbini bir uçtan bir uca çevirmiş surları yıkamam. Aslında yıkamayacağımdan değil; çünkü Ulubatlı Hasan gibi dikerim sancağımı ruhunun burçlarına ama her bir külçesi günahlarımdan ağır duvarların altında kalmalarından, kalplerinin altında ezilmelerinden korkuyorum.

En kalın güvenlik duvarlarını yerle yeksan edecek silahlar biliyorum ben. Topla tüfekle değil pişmanlıkla yıkılır o heybetli şehirler. Keşke ile başlayan cümleler eşliğinde girilir Konstantinapolis’e ve İyi ki ile başlayan haykırışlarla Mehmetler Fatih olurlar. Belki Fatih’in sadece İstanbul’u yoktu ama İstanbul’un sadece bir fethedeni vardı. İşte bu yüzden İstanbulum diyordum sana. Ya hep öyle kalacaksın bende ya da sonun olacağım sende.

Tanrı ve dostlar izin vermedi yanına gelmeme, gülümseyerek ölmeme. Sana âşık olduğumda silah bırakan alyuvarlarım savaş ilan etti 7 düvele ve atom bombası kadar etkili antikorlar ürettiler. Şimdi ruhum Hiroşima’dan farksız. Çünkü yorgun ve mağlup. Simsiyah ziftlerle kaplandı damar yolunda ki asfalt. Görüyorum ki hala bütün yollar hep sana, yani İstanbul’a çıkıyor.

Saygılarımla



1 Yorum Var. Bişeyler yazarmısın?

  1. yunus emre
    Mar 6, 2010 at 18:51:53
    #1

    Yağmur yağmasa bile şu melekleri selamlıyordum yine. Göz sağanağım için sığınak arıyordum kalp denilen bu derinlikte. Şeytanların sinsi gülüşlerine düşman kin çocuklarımı besliyordum en lezzetli sinirlerimle. Öfkemi beynimin masasında karşıma oturtmuş sakinleşmesi için duman ikram ediyordum. Gülüşünden yukarı doğru çıkıp en yakın arkadaşıma anlatıyordum gözlerini ve gözlerindeki boğulmaktan korktuğum o derin denizden daha derin olduğumu anlıyordum. Ve o yakın arkadaşıma dönüp “Onu halen seviyorum diyordum.”

Yorum Yaz