Bir tutam sevmek,
Acı vereceğini düşünmeden ve hatta birgün kanından atmak için tedavi göreceğin uyuşturucu; Aşk. Başın döner biraz ve susuzluk yapar sevmek. Bundandır karşısında yutkunmaların. Yarım kilo kadar beyninin oynunda figüransın sadece. Alt bilincin emreder Seveceksin ve emir demire diş bilerken dilin belli harfleri zikrediyor olacak.
Korku ve hazımsızlık,
Çocukken şekerin alındı mı elinden? Eğer bir kez bile ayrı [...]
Sebep denen karın ağrısına yenik düşüp ayrı kaldı bedenlerimiz, aynı gezegeni paylaşamayan kaprisli dünyalılar gibi ayrıldık belki ama aynı galaksinin eşeyli üreyenleriyiz. Ayrı kaldık mendil kadar ülkede ki şehirlerde. Sen başardın bunu, takdir ettim seni. Hatta ll. Sınıf bir barda kendine ısmarladığın içkiyle ve tek başına yaptığın partide kutla…
Oysa nede güzeldi Sen’li hayat. Bitmeyen elma [...]
Duruyorum… Susuyorum… Hiç olmadığı kadar sessiz ve hiç olmadığı kadar aciz hissediyorum kendimi… Kolumu kaldıracak, derin derin bakacak ve geçmişi gözlerimin önüne getirerek tebessüm edecek halim yok… Oysa ki diye başlayan cümleler canımı acıtıyor, kalbime batıyor. Oysa ki ne güzel anlaşırdık seninle, ne de güzel bakardın, espiriler yapıp ben gülmeyince üzerine basa basa gülerdin, saf [...]
Lise’de ki ll. yılımdı. Çömezlikten terfi etmiş çaylak olmuştuk artık. Hocalara karşı sebebini hâlâ bulamadığım bir küstahlık ile ”yine biz” gibilerinden sözler söyler ve okulu kırıp, mezarlık yolu kenarında en mahrem yerlerimize sakladığımız paketlerden çıkardığımız sigaralarımızı öksüre öksüre içerdik. Her teneffüs zilinden sonra kendimizi; sırtını spor salonun duvarına vermiş olan banka atar ve Tanrı’nın İsrafil’e [...]