Yönlendirilmiş çalışma dersimde yönlendirilmekten uzak hayaller kuruyorum. Yapılan hatalar ne kadar büyükse pişmanlığıda o kadar büyük oluyor belli ki…
İşte bu yüzden her sabah aynada gördüğüm surata tükürüyorum defalarca. Ancak “keşke” ile örülü, yılgın cümleler tanımlıyor gözlerimde ki yaşların anlamını…
Gecikmiş özürlerimden sıyrılsam ya da ‘Tükendim‘ desem de beraber tükensek kendi varlıklarımızda ve yokluklarımızı, hasretlerimizi afaroz etsek [...]
Irzı kirletilen bir şehirde namuslu kalmak kadar zordur, burada yaşamak. Kirli havasına, gramajı eksik ekmeğine tamah edebilmek, ümüğüne dolanan ellerine inat sahilinde stres atmak kadar ironiktir, duman tüten gecekondu bacalarına, heybetli surların eşlik etmesi kadar da hazin. Alt komşunun haylaz oğlunu şikâyet etmek, adına komşuluk denilen ve hafızamızın kozmik odalarına mahkûm olmuş terminolojiyi sadece apartman [...]
En büyük kıyamet gidişindi benim için. İsrafil kalk dese de kalkarsam namerdim artık. Çok değerliydin benim için ama gazete aldıktan sonra verilen bozuk para üstü gibi kaybettim seni. Zulamda ki konyağın son damlalarını yudumlarken biraz düşündüm. Tımarhanenin tek kişilik odasında çift kişilik acımı çekiyormuşum sessizce, az önce fark ettim. Hiç bir şeyin anlamı yok. Hayatın [...]